2 Haziran 2026 tarihinde Brezilya’nın Amazonas eyaletine bağlı Fonte Boa yerleşiminin Lago do Cochila bölgesinde, devrilen bir ağacın kökleri altında yedi adet antik yerli topluluklara ait seramik mezar küpü gün yüzüne çıkarıldı. Mamirauá Sürdürülebilir Kalkınma Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen kurtarma kazıları, bu bölgedeki yerleşik yaşam ve cenaze gelenekleri hakkında önemli bilgiler sağlamayı amaçlıyor.
**Yapay Adalar ve Sıkı Gömü Kültürü**
Toprağın yaklaşık 40 santimetre altında bulunan mezar küpleri, seramik kapaklarla kapatılmamış olarak keşfedildi. Araştırmacılar, bu kapların bitki lifleri ya da ahşap gibi organik malzemelerle mühürlendiğini düşünüyor. Küplerin ev tabanlarının altına yerleştirilmesi, antik toplulukların gömü alanlarını günlük yaşam alanlarıyla iç içe kurduklarını ortaya koyuyor. Lago do Cochila’nın coğrafi yapısı, yerleşimcilerin mevsimsel sel baskınlarından korunmak için toprağı ve kırık çömleği kullanarak yapay adalar inşa ettiklerini gösteriyor. Mamirauá Enstitüsü’nden arkeolog Márcio Amaral, bu yapıların planlı bir peyzaj düzenlemesi ve mühendislik becerisi ile yapıldığını vurguladı.
**Cenaze Gelenekleri ve Beslenme İpuçları**
Küp kapların bazıları insan kemikleri, balık ve kaplumbağa kalıntılarıyla doluydu. Arkeologlar, bu durumun Güney Amerika’nın alçak bölgelerindeki cenaze gelenekleri ve adak ritüelleri ile bağlantısını değerlendirdi. Ayrıca, bulunan en büyük küpün 90 santimetre genişliğinde ve 350 kilogram ağırlığında olduğu belirtildi.
**Yerel Tarz ve Seramik Keşifleri**
Keşfedilen çömleklerin bazıları, nadir görülen yeşilimsi kil, kırmızı şeritler ve astar kaplamalarla dikkat çekti. Bu küpler, MS 8. ve 16. yüzyıllar arasında Solimões bölgesinde yaygın olan “Polychrome” (Çok Renkli) seramik geleneğine tam olarak uymuyor. Uzmanlar, bu durumun belgeye geçmemiş yerel bir tarzı veya hane içi üretim modelini yansıtabileceğini belirtiyor.
**Yerel Toplumun Katkılarıyla Taşındı**
Ağaç köklerindeki seramikleri fark eden yerel halkın ihbarıyla başlayan çalışmalar, kırılgan kapların zarar görmemesi için özel bir platform kurularak yürütüldü. En büyük küp, alçı, bandaj ve plastik sargılarla desteklenerek nehir yoluyla 10 ila 12 saat süren bir yolculuğun ardından analiz yapılmak üzere Tefé kentindeki laboratuvara ulaştırıldı. Mamirauá Enstitüsü, keşif ile ilgili laboratuvar çalışmalarının mikroskobik izler ve kemik parçaları üzerinden beslenme, yaş ve defin dönemlerine odaklanarak devam edeceğini duyurdu.
