Prof. Dr. Ufuk Akçiğit: 12 bin akademisyen Türkiye’yi terk etti

Chicago Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ufuk Akçiğit, Türkiye’den akademik beyin göçünün fotoğrafını çeken bir araştırma yaptı. Türkiye’den giden 12 bin akademisyenin yurtdışında gittiğini kaydeden Prof. Akçiğit, geri dönenlerin veriminin ise yüzde 10 düştüğünü ortaya koydu.

Türkiye Bilişim Vakfı desteği ile ülkemizin en önemli sorunlarından biri olan beyin göçünün fotoğrafını çeken bir araştırma yapan Chicago Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Ufuk Akçiğit, “En verimli akademisyenler yurtdışına gidiyor, verimi arttıkça akademisyen Türkiye’ye dönmek istemiyor. Buna da beyin göçü paradoksu deniliyor.

Dünya Gazetesinden Şebnem Turhan’ın haberine göre; Prof. Dr. Ufuk Akçiğit’in yapay zeka desteği ile gerçekleştirdiği araştırmaya göre, 12 bin akademisyen halen yurtdışında.

Türkiye’nin verimlilik merkezli yeni bir başarı hikayesi yazması gerektiğini belirten Prof. Akçiğit’in araştırması, veri bazlı politikalara hızla dönülmesi gerektiğini ve beyin göçü ile yurtdışına giden akademisyenlerin bir ayağının mutlaka Türkiye’de olmasının sağlanmasının önemini ortaya koydu.

Sunumunda Türkiye’nin sıkıntısının “doğru soruyu soramamak” olduğunu belirten Prof. Akçiğit’e göre, Türkiye ekonomisinin sıkıntısı kaynak eksikliği değil, var olan kaynağı doğru noktalara yönlendirememek. Akçiğit, doğru bir strateji olmadığında gelecek dış finansman kaynağının faydadan çok zarar bile getirebileceğini belirtti.

1960’larda gerideki ülkeler bizi nasıl geçti?

Türkiye’nin kişi başı milli geliri, ABD’ye kıyaslandığında, Türkiye 1960’ların başından beri ABD’nin yüzde 20’leri seviyesinde.

1960’ta Türkiye’nin gerisinde olan Singapur, Güney Kore, Litvanya, Polonya, Şili, Çin, 2020’lere gelindiğinde Türkiye’nin üzerine çıktı.

Singapur ABD’yi geçti; Güney Kore ABD’nin yüzde 50’sine ulaştı.

Bu ülkeler bu gelişmeyi sermaye artırmanın yanında verimliliklerine yatırım yaparak sağladı.

Türkiye verimlilik artırmadan orta gelir tuzağından çıkamayacak.

Kamunun ayırdığı kaynak verimli kullanılamıyor

Türkiye hem makale hem patent sayısı hem de milli gelir açısından OECD ülkeleri arasında en dip sıralarda.

Gelir eşitsizliği ile kişi başına düşen AR-GE araştırmacı sayısı arasında ters bir ilişki var. Türkiye OECD ülkeleri arasında yüksek gelir adaletsizliğine (sondan üçüncü) ve düşük araştırmacı oranına (yine sondan üçüncü) sahip grupta.

OECD verisi incelendiğinde Türkiye kişi başına düşen bilimsel yayınlarda en gerilerde ancak kamunun yükseköğretim harcamasının milli gelirdeki payı açısından önlerde. Yani Türkiye’de yükseköğretime ciddi bir kaynak ayrılmaktadır; ancak bu kaynaklar verimli bir şekilde kullanılamadığından bilimsel çıktıya yol açmıyor.

Türkiye AR-GE’nin milli gelire oranı konusunda en gerilerde; ancak özel sektör AR-GE’sine kamunun destek oranı açısından en önlerde. Türkiye’de AR-GE için gerekli teşvikler verilmekte ancak yeterince olumlu sonuç alınamıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir