Ünlü düşünür ve şair Sadi Şirazi’ye atfedilen bir hikayede, öğrencileri zor zamanlarda nasıl sakin kalabileceklerini sorarlar. Şirazi, acele etmeden cevap verir ve insanın zamanla kurduğu ilişkilere odaklanarak kalbin sükûnetini korumanın önemini vurgular.
Kalıcı olmayan şeylere gönül bağlamamak
Şirazi’ye göre insanı yoran şey, geçici olanı kalıcı gibi görmektir. Hem gelenin hem de gidenin bir gün geçeceğini bilen insan, kalbini bu yükten arındırabilir. Bu düşünce tarzı, insanın sükûnetini korumasına ve iç dengesini sağlamasına yardımcı olur.
Geçmişte ve gelecekte sıkışıp kalmamak
Anlatıda, geçmiş ve gelecek vurgusu öne çıkar. Dün artık geride kalmıştır ve ona olan özlem, bugünü kaçırmanın önüne geçmemelidir. Yarın ise henüz gelmemiştir; bu nedenle geleceğe dair endişeleri bugüne taşımak anlamsız bir yüktür.
Bugünü bir hediye olarak görmek
Şirazi, bugünü insanlara verilmiş bir armağan olarak nitelendirir. Bu armağanın boşa harcanmaması gerektiğini savunur. İnsanın yapması gereken, bulunduğu anın kıymetini bilmek ve bilinçli bir şekilde yaşamaktır.