Copernicus İklim Değişikliği Servisi (C3S) tarafından yayımlanan Avrupa İklim Durumu raporu, kıtanın ısınma hızının küresel ortalamanın iki katına ulaştığını ortaya koydu. Son 30 yıl verileri, sanayi öncesi döneme kıyasla dünya genelindeki sıcaklık artışının 1,4 dereceyken, Avrupa’da bu rakamın 2,5 dereceye çıktığını göstermekte. 2025, Avrupa’nın kaydedilen en sıcak üçüncü yılı olarak dikkat çekiyor.
Avrupa’nın hızlı ısınmasının arkasında, Arktik bölgesindeki aşırı sıcaklık artışlarının yarattığı zincirleme etkiler, çevre politikaları nedeniyle azalan hava kirliliği ve güneş ışınlarını yansıtan aerosol miktarındaki azalma yer alıyor. Ayrıca, kar örtüsündeki hızlı azalma, geri besleme döngülerine yol açarak ısınmayı hızlandırıyor. 2025 yılı Mart ayında 1983’ten bu yana ölçülen en düşük üçüncü kar örtüsü seviyelerine erişilmesi, bu durumu daha da ciddi hale getiriyor.
**TÜRKİYE İÇİN ARTAN RİSKLER**
Avrupa’da yaşanan bu iklim değişikliği, Türkiye için de somut sonuçlar doğurmaya başlıyor. Küresel ısınma ile birlikte ekvatorda ısınan hava kütlelerinin kuzeye doğru hareket ettiği ve 25-30 derece enlemleri arasında yüksek basınç alanlarının oluştuğu gözlemleniyor. Bu yüksek basınç alanlarının son yıllarda kuzeye, yani Akdeniz havzasına kayması, Türkiye’yi de etkileyerek yağış rejimlerinde bozulmalara ve kuraklık şartlarının artmasına yol açacak.
**YAZ AYLARINDA “ISI KUBBESİ” RİSKİ**
Yeni iklim düzeninde, özellikle yaz aylarında oluşan “ısı kubbesi” olarak bilinen yüksek basınç sistemleri önem kazanıyor. Bu sistemler, hava akışını hapsederek aşırı sıcak hava dalgalarının daha uzun süre etkili olmasına ve nem dengesinin bozulmasına neden oluyor. Akdeniz havzasındaki bu atmosferik değişiklikler, sıcaklık artışının yanı sıra tarımsal üretim ve su kaynakları üzerinde de ciddi baskılar oluşturuyor.
**BUZULLARDAKİ ERİME KÜRESEL ETKİYİ ARTIRIYOR**
Artan sıcaklıklar, Avrupa’daki buzulların erimesini hızlandırıyor. Grönland Buz Örtüsü’nün bir yıl içinde 139 milyar ton buz kaybetmesi, deniz seviyelerinin yükselmesine ve kıyı ekosistemlerinin değişmesine katkıda bulunuyor. Avrupa’daki genel ısınma durumu, Türkiye’nin coğrafi konumu gereği iklim değişikliğinin etkilerini daha şiddetli bir şekilde hissedeceğine dair uyarılara yol açıyor. Uzmanlar, Akdeniz havzasının daha kurak ve sıcak bir geleceğe doğru ilerlediği konusunda ciddi bir uyarıda bulunuyor.